« Önceki |

16/6/2007

sana ait bir ben

sana ait bir özelin yoktu bende.


sınıfça çekilen fotoğraftan kestiğim o şirin yüz hariç,


oysa ki sen benim ruhumdun.


yağmur yağar,


güneş doğar,


kar yağar,


mevsimler değişir,


yıllar geçer;


ama sen hala ilk gün ve ilk bakış gibi yüreğimi ve bedenimi titreten yerimdesin.


sen ise hiç farkımda bile olmadın.


şunu unutmaki;


şu yürek ve şu ruh tüm güzelliğini sana feda etti.artık hiç kimseyi senin gibi sevecek gücü kalmadı.onu senin havalı ve kibir şeklin bitirdi.


ve hiç bir yürek ve ruh benim kadar seni sevemez...


...................sen haketmesende................


ben acımla mutluyum...


kijan

3/6/2007

beş yıl geciken soru

      FIRAT HAYATI SEVEN VE PSİKOLOJİDEN ANLAYAN BİR İNSANDI. BU KONUDA ÇALIŞMALARI DA VARDIR. HERKESE MUTLULUK DAĞITIYOR; HER TÜRLÜ SOSYO-PSİKOLOJİK SORUNLA YAKINDAN İLĞİLENİYORDU. BİR ÇOK MUTSUZ İNSAN ONA BAŞ VURUYORDU. BİRÇOK EVLİ ÇİFTİ BOŞANMADAN VAZ GEÇİRMİŞ VE ONLARI TEKRAR MUTLU BİR HAYATA HAZIRLAMIŞTI.AMA GEL GÖRKİ KENDİSİDE MUTSUZ BİR EVLİLİĞE SAHİPTİ. YANİ KENDİSİNE BU KONUDA BİR FAYDASI OLMAMIŞTI. AMA ŞUNU DA BELİRTMELİYM Kİ;''KELİN İLACI OLSA BAŞINA SÜRERDİ''SÖZÜ ONUN BU DURUMU İÇİN GEÇERLİ DEĞİLDİ.ÇÜNKÜ EŞİ ONU HİÇ BİR KONUDA DİNLEMİYORDU VEYA DİNLEMEK  İSTEMİYORDU.

                    VE ACI SON OLDU.FIRATIN TÜM ÇABALARINA RAĞMEN BOŞANDILAR.HERKES KENDİ KADERİNİ YAŞAMAK İÇİN MAHKEME SALONUNDAN ÇIKTILAR.İKİSİNİNDE SENARYOSUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMIŞ VE ONLARA YENİ ROLLER VERİLMİŞTİ YENİ BİR HAYAT FİLMİ İÇİN.



               ARADAN 5 YIL GEÇMİŞTİ.FIRAT HAYAT DERSLERİ VE PSİKOLOJİ KONULARINDA KENDİSİNİ AKADEMİK OLARAK GELİŞTİRMİŞ,KONFERANSLAR VE SEMİNERLER VERİYORDU.YİNE BİRGÜN ÇOK BÜYÜK BİR KALABALIĞA KONFERANS VERECEKTİ.KONU MUTLU EVLİLİKTİ.



            O HER TOPLUM KARŞISINA  ÇIKTIĞINDA ŞUNU DÜŞÜNÜRDÜ:HERKES BENİ DİNLEMEK İÇİN ZAHMETLERE KATLANIR ,KONUŞTUKLARIMI NOT EDER AMA BEN ASIL BENİ DİNLEMESİ  GEREKEN KİŞİYE KENDİMİ DİNLETEMEDİM VEYA O DİNLEMEK İSTEMEDİ.BU SORUYA HEP CEVAP ARADI.



             KONFERANSTA KONUŞMAYA BAŞLADI.KENDİSNDE BİR TUHAFLIK ,BİR HEYECAN VARDI.FARKLI BİRŞEYDİ BU.AKILLA TARİF EDİLEMEZDİ.ANCAK YÜREKLE HİSSEDİLİRDİ.KESİNLİKLE KALABALIKTAN KAYNAKLANMIYORDU.FIRAT ÇOK GEÇMEDEN ÖN SIRALARDA OTURAN ESKİ EŞİ ZEYNEPİ FARKETTİ VE O HEYECANININ SEBEBİNİ ANLADI.



        ZEYNEP TÜM GÜZELLİĞİYLE HALA İLK GÜN VE İLK BAKIŞ GİBİ KARŞISINDA DURUYORDU.NEDE OLSA YAŞANMIŞLIKLAR VARDI İKİSİ ARASINDA.ZEYNEP ONA BİR SORU SORMAK İÇİN MİKROFONU İSTEDİ VE MİKROFON ONA UZATILDI.



            ZEYNEP:



           -FIRAT BEY ÇOK KÖTÜ GİDEN BİR EVLİLİĞİ KURTARMAK İÇİN İNSANLAR NE YAPMALI?NE ÖNERİRSİNİZ.



         BİR ZAMANLAR KENDİSİNİ DİNLEMEYEN İNSAN ,ŞİMDİ ONU DİNLEMEYE GELMİŞ VE ONDAN BİRŞEYLER ANLATMASINI İSTİYOR.FIRAT BU DURUM KARŞISINDA ÜZÜLSÜN MÜ SEVİNSİN Mİ.TABİKİ SEVİNEMEZ.ÇÜNKÜ YUVASI YIKILMIŞ VE ÇOK DEĞER VERDİĞİ İNSAN ;KARŞISINDA PİŞMANLIK VE AF BEKLEYEN GÖZLERLE ONA BAKIYORDU.FIRAT ELİNDE OLMADAN 500-600 KİŞİLİK SALONDA İKİ KİŞİLİK ÖZEL BİR CEVAP VERDİ:



               -sen bu soruyu 5 yıl önce sorsaydın ,bu gün böyle böyle bir soruyu burada sormak zorunda kalmazdın...



                                                                                                                                                                                  kijan

3/6/2007

beş yıl geciken soru

      FIRAT HAYATI SEVEN VE PSİKOLOJİDEN ANLAYAN BİR İNSANDI. BU KONUDA ÇALIŞMALARI DA VARDIR. HERKESE MUTLULUK DAĞITIYOR; HER TÜRLÜ SOSYO-PSİKOLOJİK SORUNLA YAKINDAN İLĞİLENİYORDU. BİR ÇOK MUTSUZ İNSAN ONA BAŞ VURUYORDU. BİRÇOK EVLİ ÇİFTİ BOŞANMADAN VAZ GEÇİRMİŞ VE ONLARI TEKRAR MUTLU BİR HAYATA HAZIRLAMIŞTI.AMA GEL GÖRKİ KENDİSİDE MUTSUZ BİR EVLİLİĞE SAHİPTİ. YANİ KENDİSİNE BU KONUDA BİR FAYDASI OLMAMIŞTI. AMA ŞUNU DA BELİRTMELİYM Kİ;''KELİN İLACI OLSA BAŞINA SÜRERDİ''SÖZÜ ONUN BU DURUMU İÇİN GEÇERLİ DEĞİLDİ.ÇÜNKÜ EŞİ ONU HİÇ BİR KONUDA DİNLEMİYORDU VEYA DİNLEMEK  İSTEMİYORDU.

                    VE ACI SON OLDU.FIRATIN TÜM ÇABALARINA RAĞMEN BOŞANDILAR.HERKES KENDİ KADERİNİ YAŞAMAK İÇİN MAHKEME SALONUNDAN ÇIKTILAR.İKİSİNİNDE SENARYOSUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMIŞ VE ONLARA YENİ ROLLER VERİLMİŞTİ YENİ BİR HAYAT FİLMİ İÇİN.



               ARADAN 5 YIL GEÇMİŞTİ.FIRAT HAYAT DERSLERİ VE PSİKOLOJİ KONULARINDA KENDİSİNİ AKADEMİK OLARAK GELİŞTİRMİŞ,KONFERANSLAR VE SEMİNERLER VERİYORDU.YİNE BİRGÜN ÇOK BÜYÜK BİR KALABALIĞA KONFERANS VERECEKTİ.KONU MUTLU EVLİLİKTİ.



            O HER TOPLUM KARŞISINA  ÇIKTIĞINDA ŞUNU DÜŞÜNÜRDÜ:HERKES BENİ DİNLEMEK İÇİN ZAHMETLERE KATLANIR ,KONUŞTUKLARIMI NOT EDER AMA BEN ASIL BENİ DİNLEMESİ  GEREKEN KİŞİYE KENDİMİ DİNLETEMEDİM VEYA O DİNLEMEK İSTEMEDİ.BU SORUYA HEP CEVAP ARADI.



             KONFERANSTA KONUŞMAYA BAŞLADI.KENDİSNDE BİR TUHAFLIK ,BİR HEYECAN VARDI.FARKLI BİRŞEYDİ BU.AKILLA TARİF EDİLEMEZDİ.ANCAK YÜREKLE HİSSEDİLİRDİ.KESİNLİKLE KALABALIKTAN KAYNAKLANMIYORDU.FIRAT ÇOK GEÇMEDEN ÖN SIRALARDA OTURAN ESKİ EŞİ ZEYNEPİ FARKETTİ VE O HEYECANININ SEBEBİNİ ANLADI.



        ZEYNEP TÜM GÜZELLİĞİYLE HALA İLK GÜN VE İLK BAKIŞ GİBİ KARŞISINDA DURUYORDU.NEDE OLSA YAŞANMIŞLIKLAR VARDI İKİSİ ARASINDA.ZEYNEP ONA BİR SORU SORMAK İÇİN MİKROFONU İSTEDİ VE MİKROFON ONA UZATILDI.



            ZEYNEP:



           -FIRAT BEY ÇOK KÖTÜ GİDEN BİR EVLİLİĞİ KURTARMAK İÇİN İNSANLAR NE YAPMALI?NE ÖNERİRSİNİZ.



         BİR ZAMANLAR KENDİSİNİ DİNLEMEYEN İNSAN ,ŞİMDİ ONU DİNLEMEYE GELMİŞ VE ONDAN BİRŞEYLER ANLATMASINI İSTİYOR.FIRAT BU DURUM KARŞISINDA ÜZÜLSÜN MÜ SEVİNSİN Mİ.TABİKİ SEVİNEMEZ.ÇÜNKÜ YUVASI YIKILMIŞ VE ÇOK DEĞER VERDİĞİ İNSAN ;KARŞISINDA PİŞMANLIK VE AF BEKLEYEN GÖZLERLE ONA BAKIYORDU.FIRAT ELİNDE OLMADAN 500-600 KİŞİLİK SALONDA İKİ KİŞİLİK ÖZEL BİR CEVAP VERDİ:



               -sen bu soruyu 5 yıl önce sorsaydın ,bu gün böyle böyle bir soruyu burada sormak zorunda kalmazdın...



                                                                                                                                                                                  kijan

1/6/2007

beyaz gömlek üstünde kan ve gül

    ve yusuf köyüne geri dönüyordu.istanbulda kışı geçirecek kadar para toplamıştı.yeğenlerine aldığı oyuncakları ve büyüklere aldığı hediyeleri vereceği anı düşünüyordu otobüs yol alırken.birde yarine ,dilşana aldığı naylon kırmızı gülü nasıl vereceğini düşünüyordu.gülü beyaz gömleğinin sol cebine koymuştu.kemerinin sağında ise taşımak zorunda olduğu 14lü diye bilinen tabancası vardı.bir bedenin 2 ayrı yüzü.bir bedende barınan iki zıtlık.biriaşkı ,sevgiyi simgelerken diğeri ölümü ve hapsi simgeler.demek bazen kötüyü bilmek,kötülük yapmamak için yetmiyor.şartlar unutulmamalı...

 


                 kim bilir belki bu aşk bu kan davasını ortadan kaldıracak bir sebepe dönüşür.gerçi bunun bir hayalden öteye gidemeyeceğini çok iyi bilirdi ama nede olsa otobüs urfadan çokkk uzaklardaydı.


                  terminalde indi.bir taksiye eşyalarını yükledi ve köye gitmek için yola düştüler.su uyur ,düşman uyumaz...yolun yarısında biri G1 li diğeri keleşli silahlarla dayısı oğulları yolu kesti.şoför korkusundan kaçamadı.bunlar aşkıdilşanın abileriydiler.yusuf kapıyı açtı .silahına davrandı ve kayalıklara doğru koştu.ondan önce dayısı oğulları silahlarına davrandılar veyusufun kanlı bedeni ,kanlara yabancı olmayan topraklara düştü.


                  yusufun beyaz gömleği kırmzılara bürünmüştü.biri sol cebindeki gülün kırmızısı,diğeri kanın kırmızısı.ikiside dilşanı ilgilendiriyordu.yusuf dilşana kırmızısını vermeden, dilşanın abıleri ona kırmızıyı verdiler...


saygılar                                                                                                                                                 kijan

30/5/2007

yüreğimin ölü aşklar mezarlığı

seni de yüreğimin ölü aşklar mezarlığına gömmüştüm.ama meğer sen içimde ölmeden seni oraya gömmüşüm.bunu ne zaman anladım biliyor musun?hani ben hastalanmıştım da sen bana simit alıp beni sormaya gelmiştin o izbe öğrenci evinde.işte ben şimdi yine hastayım ve ruhum sadece seni arzuluyor.ama artık çok geç.sen şimdi yüreğimin 4/3 lük kısmında gömülüsün ve ölmüşsün artık...

saygılar